İletişim: 0 (532) 055 35 40 | Mail: laden@ladenbaygin.com

Türkiye’de kadın olmak – Kimsesizlik hissi

Bu sabah yine uyanıp kahvemi yaptım, müziğimi açtım, çiçeklerimi suladım. Günümü planlıyorum, bir taraftan dahaberlere göz gezdiriyorum.

Haberleri okudukça kendimi kötü hissediyorum, hiç mi düzgün haber olmaz!

Türkiye‘de kadın olmak gitgide DAHA DA zorlaşıyor. Moralim yavaştan bozuluyor, kahvem acılaştı sanki,  korkunç bir yalnızlık hissi çöküyor üzerime. Erkeksiz bir kadının tek kollu bir insandan farksız olmadığı işlenmiş zaten DNA’larıma sürekli beni sıkıştırıyor. Aslında her şeyi kendi başıma gayet de iyi yapabilmeme rağmen hep içim bir buruk, bir acılı geziniyorum. Zira beni kötülüklere karşı kim koruyacak???

Ahh ah! Eskiden bir devlet vardı bizim. Artık o da yok taze bitti abla! Devlet bünyesinde gerçekleşen hiçbir şey beni temsil etmiyor. Desteklemeyenlerin tamamının tü kaka olduğu yeni Türkiye yapısında ben hem yalnızım, zaten kadınım. Annecim!

Bekar, istediği gibi giyinen, parasını kazanan, üzerine terbiyesizce regl olan (çünkü türü devam ettirmek seksli bir şeydir ) kadınları gün gelecek DEV iş makineleriyle sürüyerek sınır dışı edecekler ellerinde olsa.

Özgürlüklerimiz bir bir elimizden alınıyor zaten, ama bu iş çok ciddi. Çünkü hareket etme kabiliyetimiz de ellerimizin arasından gidiyor. Gülemeyen, konuşamayan, giyinemeyen, çalışamayan süs bitkileri haline getirilmeye çalışıyoruz. Israrla evlendirilmeye ve yardır yardır çocuk doğurmaya zorlanıyoruz. Eğer kocamız yoksa or..pu gibi bir şeyiz çoğunun gözünde. Flört eden kadınlar zaten cadı ve acilen yakılarak imha edilmeli.

IŞİD binlerce kadına tecavüz ediyor, beğenmediklerini köle pazarlarında satıyor, biz bön bön bakıyoruz sıra ne zaman bize gelecek diye düşünürken. Eyvah, doğru benim başımda erkekim de yok kesin öldüm bittim!

Hükümettekilerin eşlerine bakıyorum. Bakıyorum. Bakıyorum. Kendimden şüphe ediyorum, acaba ben mi yamuğum? Geçenlerde gözlerinden zeka fışkıran eğitimin dibine vurmuş bir adamla sohbet ediyorum. “Kadının zeki olması benim için zerre önemli değildir ” diyor, bana KAL geliyor. Düşünüyorum, etrafında artık bunlardan çok var, daha da çoğalacak ne yapacaksın diye soruyorum kendi kendime. Cevap veremiyorum, yutkunuyorum ve yavaşça oradan uzaklaşıyorum.

Eskiden İstanbul sokaklarında yurdum ergenleri, ya da sapık amcaları keserlerdi yürürken. Şimdi enternasyonel tacize maruz kalıyoruz. Erkekler sapık sapık bakarlarken yanlarındaki kadınlar da nefret dolu gözlerle süzüyorlar. E bizim aura ne oldu? Evden turuncu çıkmıştım, kaka rengi olarak geri dönüyorum. Artık Taksim’e çıktığımda nefes dahi alamıyorum.

Hayır, feminist falan değilim çünkü feminizmin eşitliği baştan vurduğunu düşünüyorum. Ama Türkiye’de bir kadın olarak son derece huzursuz yaşıyorum.  Huzursuzluğum her geçen gün artıyor. Çünkü her şeyi sadece keyfe keder bir şekilde yapan kişiler başta ve benden hoşlanmadıklarını biliyorum. Çünkü ötekileştirdikleri insanlardan biriyim, üzerine bir de kadınım. Koruma altındaki kadınların öldürüldükleri bir ülkede yaşıyorum. Ben artık ülkemden utanıyorum.

Ben canımın içi, güzeller güzeli yurdumda, kimsesiz hissediyorum.

Back to Top