İletişim: 0 (532) 055 35 40 | Mail: laden@ladenbaygin.com

Kavga Sonlandırmanın 5 Yolu

Kavga etmek ilişkimizde olmasini isteyeceğimiz en son şeylerden biri. Peki ya ayrıca yaşamımızı da tehdit ediyorsa?

Brigham Young Üniversitesi tarafindan 20 senedir sürdürülen bir araştırma, çiftler arasında oluşan tartışma sıklığının sağlık sorunları ile bağlantılı olduğunu, ve tartışmayançiftlerin daha uzun süre yaşadığı sonucunu gözler önüne sermiştir. Uzun yıllar boyunca sağlıklı bir kişinin ilişkisinin de sağlıklı olacağına inanıldığı noktada, bu araştırma hayatımızdaki tartışmaların bizden neler götürebileceğini ortaya koymuştur.

Peki siz ve partneriniz arasındaki anlaşmazlıkları çözmeye yardım edecek bir teknik varsa? Ve bu kavga esnasinda, bir anlığına gardınızı düşürmenizi gerektirecek olsa bile dener miydiniz? Peki bu en haklı olduğuna inandiginiz, kavganın tavan yaptigi noktada geri adım atmanızı gerektiriyorsa? İster inanın ister inanmayın ama bunu yapmayı öğrenebilirsiniz! Ve bunu öğrendiğinizde, kavgalarınızın fırtınası dinmekle kalmayıp, kendinizi daha iyi ve daha güçlü hissetmeye başlayacaksınız.

Kişisel silahsızlanma (Unilateral disarmament), birlikte çalıştığım tüm çiftlere tanıttığım bir yöntem. Anlamı, tartışırken bir anlığına da olsa kendi hislerinizi bir kenara bırakıp partnerinize daha sevgi dolu bir tutum ile yaklaşmak. Çiftlerin arasında tansiyon yükseldiğinde, belki yeterince, ya da direkt olarak, iletişim kurmamaktan kaynaklanan, bir kızgınlık ya da küslük oluşuyor ve bu coğu zaman ilişkileri geri dönülemez bir noktaya getiriyor. Tartışma başlıyor ve kötü bir iletişim ve bastırılmış gerilim duygularının taşması ile yükseliyor. Bu tarz sıcak anlar ise aslinda sorunları çözmek ya da sesimizi duyurmak için en kötü zamanlar oluyor. Böyle durumlar, bizlerin daha sonradan pişman olacağı ya da aslinda söylemek istemediği şeyleri söylemesi ile sonuçlanıyor.

Kişisel silahsızlanma, dikkatinizi partnerinizin sözlerinden ya da davranışlarından uzaklaştırıp kendinize yoğunlaştırmanızdan geçiyor. Bir ilişkide ya da tartışma esnasinda kontrol edebileceğiniz tek kişi – sizsiniz. Yüksek tansiyonlu bir anda tek yapabileceğiniz, kendi içinizde sakinleşmek ve partnerinize daha savunmasız ve açık bir tutumla yaklaşmak.

Peki bunu nasıl yapabilirsiniz?

  1. Rahatlayın

Tetiklendiğinizi hissettiğiniz anda, artan bir tahrik sonucu kızmaya başladığınızı hissedebilirsiniz. Bu tarz durumlarda, içinizdeki sesin yıkıcı adımlar atmanızı ve partnerinize saldırmanızı söylediğini duyabilirsiniz. Buna, kendinizi sakinleştirerek karsilik verin, örneğin bir kaç derin nefes alıp 10’dan geri saymak işe yarayabilir.

Bu gibi anlarda durup, bir ara vermeyi öğrenebilirsiniz. Örneğin tartışma esnasinda partnerinize karşı sevgi dolu bir tutum ile seslenmek ve sakin kalmak ile kizgin, cezalandırıcı bir şekilde bağırmak arasinda ya da açıklayıcı olmak ile hakaret etmek arasinda bir seçim yapabilirsiniz. Bu tarz durumlarda cevap vermeden önce, müzik dinleyerek bir yürüyüş yapmak gibi, beyninizi rahatlatıp dikkatinizi toplayacak size özel bir teknik bulun. Ilişkinizin amaçlarinin neler olduğunu düşünün ve kendinizi bu amaçlara taşıyacak şekilde hareket edin.

  1. Azarlamayin

Çiftler coğunlukla karşısındakini hangi sözler ile tetikleyebileceklerini iyi bilirler. Bu tarz söylemlere ya da bu tuzağa düşmemeye dikkat edin. Partnerinizin davranışlarından bağımsız olarak, kendi olmak istediğiniz gibi davranin. Kendi davranislarinizin sorumlulugunu alabilir ve “O benim böyle davranmama sebep oluyor” gibi kişisel güç gösterilerinizi partnerinizin üzerine atmaktan kaçınabilirsiniz. Bunu yaptığınız zaman, ilişkinizde kalıcı hasarlar yaratabilecek kırıcı sözler söylemekten kendinizi alıkoyarak, daha iyi hissedebilirsiniz.

Unutmayin, eğer nihai hedefiniz partnerinize yakın olmak ise, “doğru” ya da “kazanan” olmak size bir başari getirmeyecektir. Çoğunlukla yakın olmak, hakli olmaktan daha önemlidir. Başka bir deyişle, tartışmayı kazanmaktansa, partnerinize karşı duygusal olarak savunmasız ve açık olmayı önem listesinde üst sıraya koyabilirsiniz.

  1. Sevecen cevaplar verin

Partneriniz hislerini, her ne kadar size mantiksiz geliyorsa da, dinlemeye çalışın. Daha sonra da anladiginizi gösteren, sevecen bir cevap verin. Aslinda kimin haklı olduğunun önemli olmadığını vurgulayın. Baylor Üniversitesi’ne ait yeni bir araştırma, çift kavgalarinin “güç” ile baglantisini ortaya koydu. Araştırma, partnerlerin öncelikli olarak karsisindakinin kisisel güçlerinden vazgeçmelerini istediklerini gosterdi. Diğer sonuçlar partnerlerin sirasiyla ilişkiye yatirim yapmasini, aleyhte davranmayi birakmasini, daha çok iletişim kurmasini, sevgisini göstermesini ve özür dilemeyi bilmesini istediklerini ortaya koydu.

Geri adım atmak, kolay yolu seçmek ya da güçten vazgeçmek demek degildir. Bu aslinda son derece zordur ve kisisel caba gerektirir, ancak sonuç buna değerdir. Daha savunmasiz, daha az tehtid edici bir tutum takınmak, partnerinizin kalbinde yumuşacık bir etki oluşturacaktır. Partnerinize dokunup gözlerine bakarak kalbinizden gelen kelimeler ile “Senin yakininda olmayi bu kavgadan cok daha fazla önemsiyorum” demeyi deneyin. Bazen bu tarz bi yaklasim, partnerinizin de gardini düşürmesine yardimci olacak tek seydir. Partnerinizin elini tutup gözlerinin içine bakarak hedefinizin onunla olmak olduğunu acikca ifade etmeniz çoklukla reddedilemeyecek bir samimiyet göstergesi olacaktır. Bunu yapmak coğunlukla partnerinizin de hislerini yumuşatacak ve onun da size karşı hassas ve açık olmasına yardım edecektir.

  1. Empati Kurun

Kendinizi patnerinizin yerine koyup onun ne hissettiği ile ilgili empati kurabilirsiniz. Örneğin partneriniz, onunla vakit geçirmeyip arkadaslarinizla geç saatlere kadar disarida vakit geçirdiğiniz için kiskanclik yapiyorsa ona şunu söyleyebilirsiniz: “Görüyorum ki bu davranisim senin güvensiz hissetmene sebep oluyor. Bunu için gerçekten üzgünüm. Seni incitmek ya da güvenilmez olmak gibi bir niyetim yok. Arkadaşlarımla vakit geçirmem seni umursamadığım ya da sana karşı negatif hisler besledigim anlamına gelmez. Ama senin perspektifinden nasil göründüğünu anlıyorum.”

Kişisel silahsızlanmanin, bakış açınızdan feragat etmenizi, duygusal manipilasyona teslim olmanizi, suçu üzerinize almanızı ya da partnerinizin fikrine boyun eğmenizi gerektiren bir teknik olmadigini anlamanız, son derece önemlidir. Bu teknik basitçe partnerinizin yakininda olmanın, haklı çıkmaktan daha önemli olduğu zeminine dayanır. Böylece her ikinizin de farkli durum ya da kişilere farklı perspektiflerden bakan, birbirinden bağımsız düşünebilen insanlar olduğunuzu anlayıp ve bunu kabul etmeye başlayabilirsiniz. Her ikinizin de bakış acılarının farklı geçmiş ve deneyimlere dayandigini anladığınızda, hem kendinize hem de partnerinize karşı daha anlayışlı ve şefkatli olabilirsiniz. Partnerinize el uzatarak empati gösterme yolu ile gardınızı bıraktığınız ve çatışmayı azaltmaya çalıştığınız zaman, birbirinizin bakis açısını anladığınız ve ortak bir kavrayış geliştirdiğiniz yapıcı bir iletişim başlatabilirsiniz.

  1. Hissettiğiniz gibi davranin

“Adını koy”, hislerinize bir isim verip duygularınızı dinginleştirmek için kullanılan bir teknik. İlk adim, o an içerisinde ne hissettiğinizi tam olarak netleştirmek ile başlıyor. Bunu anladıktan sonra partnerinizle hislerinizi paylaşıp, o anda ne hissettiğinizi ve durumu nasil gördüğünüzü paylaşabilirsiniz. Durust olma ve hisleriniz hakkında acık olma riskini alabilirsiniz. Örnegin partnerinize, “Kıskançlığın kalbimi kırıyor ve bundan rahatsız oluyorum. Bu benim kendimi kötü hissetmeme sebep oluyor ki sen benim seni ne kadar önemsediğimi anlamıyor gibisin. Bu da beni güvensiz ve uzaklaştırılmış hissettiriyor. Benim amacim sana yakin olmak ama bunun için arkadaşlarımdan vazgeçmek istemiyorum çünkü onlar da benim için gerçekten önemli” diyebilirsiniz.

Partnerinizle iletişim kurarken sözlü olarak ve içsel olarak kendinizi nasil ifade ettiğinize odaklanın. Onunla konuşurken içinizde neler oluyor? Ne hissediyorsunuz? Söze dökemediğiniz içsel hislerinizin, beden dilinizin, sesinizin tonunun, sözlerinizin zamanlamasının ve samimiyetinin farkında olun. İletişim şeklinizin partnerinizin üzerindeki etkisine dikkat edin. Eğer beden diliniz sözlerinizden farklı bir noktada ise, partnerinize karmaşık ve kafa karıştırıcı bir mesaj gönderiyor olabilirsiniz. Çelişkili mesajlarınızın olup olmadigini fark etmeniz ve bu hislerin tümünü partnerinizle paylaşmanız son derece önemlidir. Bu, dürüst bir iletişimi ilişkinize taşıyacaktır.

Dürüst ve direkt olarak ve tabi ki şefkat ile partnerinizle iletişim kurmanız, ilişkinizin daha yakın olmasini ve sizin daha güçlü hissetmenizi sağlayacaktir. Böylece her ikiniz de birbirinize karşı, daha sonraki tartışmalarda ortaya çıkabilecek kötü hisler beslemekten ya da senaryolar kurmaktan uzak durabileceksiniz. Iki eşit birey gibi, saygı ve özveri ile iletişim kurabileceksiniz. Hatta belki daha uzun yaşayacak ve kesinlikle ilişkinizden daha fazla tatmin sağlayacaksınız.

Lisa Firestone’a  ait bu makale  www.psychologytoday.com sayfası üzerinden tarafımdan çevrilmiştir.

Back to Top