İletişim: 0 (532) 055 35 40 | Mail: laden@ladenbaygin.com

Hayat/Ölüm/Hayat Döngüsü ve İçimizde Değişen Kutuplar

2013 sonlarına doğru, belki okumuşsunuzdur, güneşin kutupları yer değiştirdi. 11 yılda bir olan bir olay bu. Tekrarlıyorum, GÜNEŞİN KUTUPLARI YER DEĞİŞTİRDİ! Astrolog ya da evren bilimci değilim, sadece tümden gelip tüme varmaktan hoşlanan birisiyim. Nereye mi varacağım?

Dünyamızın içinde olduğu güneş sisteminin kutupları değişiyor.

SEN HALA DEĞİŞMEYEYİM DİYE UĞRAŞIYORSUN!

“Hayat/Ölüm/Hayat doğası bir canlanma, gelişim, çöküş ve ölüm döngüsüdür, bunu da her zaman yeniden-canlanış izler. Bu döngü, bütün fiziksel hayatı ve psikolojik hayatın bütün yönlerini etkiler. Her şeyde (hem Güneş’te, novalarda ve Ay’da, hem de insanlar ile hücreler ve atomlar gibi en küçük yaratıkların işlerinde) bu ardı arkası kesilmeyen dalgalanıp durulma hali bulunur.

.

Hayır hayır, Hayat/Ölüm/Hayat güçleri kendi doğamızın bir parçasıdır. Bir şeyin ne zaman doğabileceğini, doğacak olduğunu ve doğması gerektiğini ve ne zaman ölmesi gerektiğini bilen yönlerimizden oluşur. Onun bize derin bir öğretmen olması için temposunu öğrenmemiz yeter. Gizemci ve coşumcu Meksikalı şair Rosario Castellanos, hayatı ve ölümü yöneten güçlere teslim olma konusunda şöyle yazar:

                .dadme la muerte que me falta

                . bana ihtiyaç duyduğum ölümü ver “

                                                                                                              Clarissa P. Estes ? Kurtlarla Koşan Kadınlar

Ne harika bir yazı ve ne harika bir kitap!

Etrafımdaki çoğu kişiden hep aynı şeyleri duyuyorum. Bir şeyler değişiyor. Evet gerçekten de değişiyor. Bir tarihin içerisindeyiz, başka bir tarihin içinde olmuş olan milyarlarca insan gibi. İçinde bulunduğumuz dönemin dinamikleri gereği değişim oldukça hızlandı. Hem dışarıda olan şeyler değişiyor hem de içimizdeki hisler, algılar, anlama şeklimiz, inançlarımız. Ama bunu biraz matematiğe indirgesek, formülize etsek nasıl olur?

Mutlak değişim + esneklik = Hareket kabiliyeti

Mutlak değişim + Yerinde sayma = 0 (SIFIR)

Mutlak değişim = Hayat/Ölüm/Hayat

Estes’in bahsettiği bu noktaya bayılıyorum. Çünkü annemiz ile ilişkimizden erkek arkadaşımıza, iş hayatımızdan evdeki çiçeklerimize kadar. Her şeyde var bu döngü. Öncelikle bunu kabul etmemiz ve bunun iyi yönünü görmemiz lazım. İçimizde bir şeyler ölüyor ise, bırakalım ölsün. Ölsün ki yeni bir şey yerleşebilsin onun yerine. Hislerimize ve alışkanlıklarımıza ne denli sıkı sarılırsak o kadar zorlanacağız. Elinize bir ekmek hamuru aldığınızı düşünün. Yumruğunuzu çok sıktığınızda hamur parmaklarınızın arasından kayıp gidecektir. Hamuru çok sıkmadan tutarsak olduğu hali ile kalabilir. Çok sıkmayın, kendinize,  hislerinize ve korkularınıza yumuşak bir şekilde dokunun.

Eğer hislerine bağlı yaşayabilen biriyseniz, en azından değişime açık olarak yapın bunu. Eski hislerinizin yerine yeni hisler geldiğinde, evet değişeceksiniz.

DEĞİŞİMDEN KORKMAYIN!

Hayat/Ölüm/Hayat döngüsünün gerçekliğine inanın, ve bazen bir şeyler bitiyorsa, yeni bir hayatın başlayacağını içsel olarak bilin. Aslında bunu hepimiz biliyoruz. Sadece dış seslere çok kapılıyoruz.

İçinizde bir yerde değişimin heyecanını bulacaksınız. Çıkarın onu ortaya ve kendinize sorun.

Ben şu anda neredeyim.

Neye dönüşürsem daha mutlu olabilirim?

Bana artık yaramayan, çürümüş düşünce kalıplarım nelerdir? Hangilerini öldürüp yerine yeni hayatlar ekmeliyim? Ben neye gebeyim?

Bunu yaparken nasıl davranmak istiyorum? Katı ve kuralcı bir şekilde kendimi mi hırpalayacağım yoksa değişimi harika bir gülücükle mi karşılayacağım? MERHABA!

Yapacaklarımızı yapma şeklimizin sadece ve sadece bizimle ilgili olduğunun ciddi olarak altını çizmek istiyorum. Kendinize bahaneler bulmayın, defalarca defalarca sorun.

Ben ne istiyorum?

Sonra bir daha sorun.

Ben gerçekten ne istiyorum?

Sonra bir daha. Verdiğim cevap gerçekten de benim istediğim şey mi yoksa çevremin isteği mi?

Ne diyorduk, güneş kutupları yer değiştiriyorken, insanoğlunun kutupları mı yer değiştirmeyecek? Buna bilimsel bakın, elbette bizim de kutuplarımız değişecek.  Bu değişimi fırsata ya da dramaya dönüştürecek ise bizleriz.

Korkunun ecele faydası yok dostlar, davranma vaktidir!

Back to Top