İletişim: 0 (532) 055 35 40 | Mail: laden@ladenbaygin.com

Harika Bir Evlilik İçin Asla Geç Değildir?!

Harika bir ilişki emek ister. Iyi bir evlilik yürütmek istiyorsaniz, kendi rolunuzu iyi oynamalisiniz. Zira emek vermezseniz, evliliğin nimetlerinden faydalanamazsiniz. Faydali bir ilişki yaratabilmek için emek verilmesi gerektiği lafı, o kadar uzun zamandir bizler, ilişki ‘uzmanlari’ ya da terapistler tarafindan kullaniliyor ki, bunun doğruluğunu çok az sorguluyoruz. Buradaki emek gerçekten ne anlama geliyor? Gercekten de “emek vermeye” gonullu olmak, ilişki kalitesini belirleyecek kadar kritik bir unsur mudur? Hakikaten de ilişkilerin ihtiyaci olan şu EMEK nedir?

Bu düşünce, inançlarımıza ve ilişkilerimize öylesine kazinmistir ki, bu konuyu bir konuşma esnasinda duysak ya da bir kişisel gelişim kitabinda okusak dahi onu sorgulamak aklimiza gelmez. Bu anlayisa daha yakindan bakmanin bir faydası olur mu? Belki. Ananemin eskiden söylediği gibi, “bir bakmak lazim.”

Emek vermek ve ilişkiler ile ilgili değerlerimizi analiz etmeye basladigimizda ilk karsimiza cikan şey, aslinda emek kavraminin ne olduğundan pek de emin olmadigimiz ve konsepti daha iyi anlayabilmek için mevcut emek inancimizi sifirlamaya calistigimizdir. Eğer siz de cogu insan gibiyseniz, o zaman emek vermek sizin için de oyle çok heyecan verici, keyifli bir kavram olmasa gerek. Kadim Amerikan Sozlugu emek kelimesini söyle aciklar: “bir şeyin üretimi aşamasında sarf edilen fiziksel ya da mental gayret.” Eş anlamlilari ise iş, çaba, gayret, uğraş, sorun, zahmet gibi kelimelerdir. “Zahmet”, sıkça emek ile ortak kullanilan ve “ilerlemeyi zorlastiran” anlamina gelen bir kelimedir. Hah! Emekten bahsedildiginde hepimizin içinde bir direnç olusmasina şaşmamak gerek.

O yüzden ilişkiye emek verme konusunda kafaniz karisiksa ya da karmasik hisleriniz varsa merak etmeyin, yalnız değilsiniz.

Kaldi ki sevgi dolu bir ilişki ve onsuz yasamanin oluşturduğu aci o kadar buyuk motivasyonlardır ki, kafa karisikligimizla yüzleşmemizi, sorunlara meydan okumamizi ve onlarin üstesinden gelme surecimizi provoke edebilir. Ancak soru havada asili kaldı: ilişkinin ihtiyaci olan ’emek’ ne demektir? Bu soruyla yüzleşmek, paradoksal bir sekilde aslinda bizleri yine ilişkiye bakmaktan alı koyup kendimize yönelmemize sebep olur ki bu, bazen ilişkinin sonlanmasıyla bile sonuclanabilir. Barry ve Maya, bunu zor yolu seçerek öğrendiler.

20 sene boyunca Barry ve Maya ‘sadece adı evlilik olan’ bir birliktelik yasadilar. Faturalari ödediler, iki oğlan büyüttüler, ev aldilar, masada ve dolapta yeterince yiyecek olmasini sagladilar; yani aile hayatinin distan gorunur tum gerekliliklerini yerine getirdiler. Ancak ne yazik ki evliliklerinin kalbi, ilgisizlikten durmak üzereydi. Ikisinin de ilişkilerindeki sorunlari görmezden gelmeleri, Maya’nin umutsuz, yalnız ve bitkin bir halde hissederken yaptigi o seye kadar devam edebildi. Kocasini aldatmak.

Maya: “Aldatmaya eğilimliydim cunku derin bir duygusal aclik hissediyordum. Senelerden sonra ilk defa yaşadığımı hissediyordum. Ölümden dönmek gibi bir seydi bu. Barry ile evliliğimi bitirmek değildi amacim, sadece yasama geri dönmek istemiştim.”

Maya ve Barry her zaman birbirlerine karşı dürüst olmuslardi. Maya Barry’ye onu aldattigini itiraf etti.

Barry: “ Yikilmistim. Ve ayrilmaya kesinlikle karsiydim. Neden bu isi yurutemedigimizi anlayamıyordum. Maya’nin tekrar hayata dönmek istediğini biliyordum ama bunu neden evliyken yapamadigini anlamiyordum. Onun ruhunu geri kazanabilmesi için her seyi yapmaya hazırdım. “

Ancak Maya, zaten ölmüş bir ilişkide kalmanin kendisini mahfettigine ikna olmuştu. Maya’nin isteksizligine rağmen, yine de bir evlilik danismanina başvurdular ve bir arada yasamak çekilmez bir hal alana kadar, bir sene daha birlikte yasadilar. Sonunda Maya ufak bir daireye tasindi. Barry ise çocuklarla ayni evde yasamaya devam etti.

Barry ya da başka bir erkek ile, kendi içsel dinginliğini kazanmadan, hemen bir araya gelmenin kendisini eski kaliplara geri tasiyacaginin farkında olan Maya; “ Kendimi ayni sekilde kaybetmeyeceğimden emin olana kadar yeni bir ilişkiye girmemeye soz verdim. Sozumu tuttum ve yeni biriyle bir seyler yasamadan önce 4 sene bekledim” diye ifade ediyor hislerini.

Bir senelik ayrilik süreci boşanma ile sonlandi. Bu süre zarfında aralarindaki iletişim sadece cocuklarin ziyareti konusu üzerinden devam etti. Herkes serbest bir hayat yasiyordu. Her ikisi de bu süreyi, bagimli yasamin getirdiği ölü topragini üzerlerinden atabilmek için, kendilerini iyilestirerek geçirdiler. Birbirlerini ya da ilişkilerini kontrol etme zorunluluğu olmaksizin, sonunda her ikisi de senelerdir ilgisizlikten derinlere gömdükleri ihtiyaç ve özlemlerine dikkatlerini yönlendirebilmişlerdi. Barry de Maya da hayatlarini geri kazanabilmek için tum varliklarini ortaya koydular. Her ikisi de senelerdir görüşmedikleri arkadaslariyla ilişki tazelediler. Barry, benzer süreçten gecen erkeklerin oluşturduğu bir destek grubuna dahil oldu. Maya da uzun süredir dokunmadığı için küf tutmus hayallerini hayata döndürme konusunda destek aldigi bir kadin grubuna dahil oldu. Her ikisi de kendi kişisel terapilerine yönlendiler.

Aralarinda kisisel sureclerine dair hafif bir iletişim vardi, ama ikisi de ayni sureci yasiyorlardi: senelerin ihmalinin kaybettirdiklerini geri kazanma arayisi ve yeni ilişkiler hakkında yasadiklari endişe. Ayriliktan 4 sene sonra Barry, boşanmaya israr ettiği için Maya’ya karşı oluşan küskünlük ve kirginliktan vaz geçti ve Marry’ye ilişkilerinde nerede hata yaptığını anladigini söyledi. Baska hiçbir seyin, yasadigi boşanma sureci kadar kendisini su an yasadigi hayata ve degisime itmeyeceğini düşünen Barry, “Bunu hiçbir seye degismem” diyerek acikliyor hislerini.

Her ne kadar ikisi de tekrar birleşmeye niyetlenmeseler de, zamanla kendilerini birbirleriyle daha fazla görüşürken buldular. Yavaş yavaş karsilikli daha cesur, daha açık olmaya ve sonunda kendilerini senelerdir hissetmedikleri kadar mutlu hissetmeye basladilar. Tekrar ayni eve tasindilar ve sekiz sene sonra yeniden evlendiler. Ikinci evliliklerinin üzerinden seneler geçti, ayri yasadiklari 4 senenin kendilerine kattigi faydalar, ilişkilerine de yansidi, ve tum bunlar hala ilişkilerine, kişisel hayatlarina, ailelerine, ve hayatlarina farkli topluluklardan eklenen bir cok insana ilham vermeye devam ediyor.

Mitoloji ve tarih konusundaki tutkusunu yeniden fark eden Barry çok beğenilen, ‘Madness at the Gates of the City: The Myth of American Innocence’ adli kitabini yazdi. Maya ise Soul Collage adli bir okulda ruhun keşfi ve sezgisel bilgi hakkında çalışmalar yapan bir yaratıcı bir gruba öncülük etmeye başladı. Ayrıca iki farkli antolojide yayımlanan şiir kitabini yazdi.

Barry ve Maya’nin çabaları, kendi ruhlarına ulaşmalarını ve kalplerini en derin arzu ve karşılanmayan ihtiyaçlarına açmalarını sagladi. Yolculuklari hem kişisel ve eşsiz hem de evrenseldi. Iliskimiz ile ilgili hayallerimizi belirlerken, onlarin yaptıkları ve bizlerin de yapmasi gereken şey, önce kendi hayallerimizi belirlemek. Bu bizi muhtemelen önce kaybettiklerimiz için yas tutmaya, sahip olduğumuz nimetlere şükretmeye, bizi ele geçiren bagimliliklarimizdan kurtulmaya, ilgilenmediğimiz kirginliklarimizi iyileştirmeye, ve sonuç olarak takdir edilme, güvenlik, kontrol ya da basari gibi faktörler yüzünden kurban ettiğimiz iç bütünlüğümüzü yeniden kazanmamiza yönlendirecektir. Bu da, daha önce görmezden geldigimiz olasiliklari, artik görmemizi saglayacaktir. Bu, tüm yasam boyu verilmesi gereken bir emek. Peki buna değer mi? Bunu anlamanin sadece tek bir yolu var. Hayatin sizi adim atmak için zorlamasini bekleyebilir ya da buna gerek kalmadan hayatinizin dizginlerini hemen elinize alabilirsiniz. Seçim size ait.

Linda Bloom, L.C.S.W ve Charlie Bloom, M.S.W tarafından yazılan bu makale www.psychologytoday.com sayfasından tarafımca çevrilmiştir.

Back to Top