İletişim: 0 (532) 055 35 40 | Mail: laden@ladenbaygin.com

Fazla Mı İyi Kalplisiniz? Takdir ve Saygı Kazanmanın 7 Yolu

 “Güzel olmak demek kendin olmak demek. Başkalarınca kabul edilmeye ihtiyacın yok. Kendini kabul etmeye ihtiyacın var”.

Thich Nhat Hanh

Leo Durocher’in bir zamanlar söylediği gibi: “İyi adamlar sona kalır”. (Bir beysbol menajeri olan Durocher’in spora dayali bu soylemi zamanla anlam değiştirerek kadin erkek ilişkilerinde iyi adamların, kadınlara zorluk çıkaran diğerlerine göre daha az seçildiği algısına yerini bırakmıştır). Gerçekten de iyi insanlar sona mı kalır? Bu, kişinin etrafına verdiği ‘iyi’ algısı ile alakalıdır. Bazı insanlar yaptıkları iyilik karşılığında takdir ve saygı kazanırken bazıları da kullanılıp suistimal ediliyor. Kendinin ‘iyi’ bir insan olduğunu düşünüyorsan, acaba hangi tip iyilerdensin?

İşte ufak bir kişisel değerlendirme testi:

Mantıksız gelse dahi başkalarının isteklerine ‘hayır’ demekte zorlanıyor musun?

  • Kendini sık sık yeterince takdir edilmemiş ya da ‘cepte’ hissediyor musun?
  • Kişisel ya da iş ilişkilerinde kendini kullanılmış hissediyor musun?
  • Başkalarının kendi yapmak istemeyip, üzerine bir teşekkürü esirgedikleri işleri, sana yıkmalarına izin veriyor musun?
  • Kendi içinde farklı hissetmene rağmen başkalarının söyledikleri ya da istediklerini onaylıyor musun?
  • İyiliğin ve vericiliğin çoğunlukla karşılıksız mi kalıyor?
  • Belli kişilerin kibir ve taleplerinden hoşlanmasan da ret edilmekten korkuyor musun?
  • Önce başkalarına ilgi gösterip kendini sona mı bırakıyorsun?

Eğer yukarıdaki soruların herhangi birine ‘evet’ cevabi verdiysen sen de, en azından hayatinin belli bölümlerinde’ fazla iyi kalpli’ olabilirsin.

Şüphesiz iyi olmakta hiçbir sorun yok. Elbette dünyamız iyi kalpli ve cömert insanlarla daha iyi bir yer olmaktadır. Ancak iyiliğiniz herkes (özellikle kendiniz) için saglikli bir karar olmalı ki en kısa çöpü çeken sürekli siz olmayasınız. Aşağıda takdir ve saygınlık kazanmanıza yarayacak yedi anahtar bulabilirsiniz.

Öz saygı çalışmaları – Kişisel haklarınızın farkında olun

Birçok araştırmacıya (Lefcourt, Ng et al) göre hayatimiz üzerinde bir iç-kontrol mekanizmasına sahip olmak, akil sağlığımız için en önemli şartlardan biridir. Kendi önceliklerinizi önde tutma hakkınızı pratik etmek – suçlu hissetmeden ‘hayır’ diyebilmek, kendini korumak, sağlıklı ilişkiler tercih etmek, ektiğin kadar biçmek ve hayatta kendi mutluluğunu kendin yaratmak – ‘doğru bir sezgisel kontrol’ ile sağlanabilir. Arada bir önce kendine iyi bakmak, başkalarına karşı daha iyi (ve dürüst) olabilmek adına bilgece bir adimdir. Eğer hayatinizin seçimi size aitse, bu size doğru karar verebilme gücünü verecektir. Kimse, siz izin vermediğiniz müddetçe, bu gücü elinizden alamaz. Kişisel haklarınızı bilin ve öz saygı pratiklerinizi ihmal etmeyin.

Her Zaman İyi Olmanız Gerektiği İnancınızı Değiştirin

“Erdemin bittiği yerde, ahlaksızlık başlar”.

Alexander Pope

İstediğiniz için iyi olmak ile zorunda kaldığınız için iyi olmak arasında büyük bir fark vardır. İlki kalbinizden gelir, öbürü ise omuzlarınıza yük olur. İyi kalpli insanlar, başkaları için bir şey yapmadıkları sürece negatif duygu ve düşüncelere kapılırlar:

Negatif düşünce #1: Arkadaşlarıma sürekli yardım etmediğim sürece bencil bir insanım.

Negatif duygu #1: Suçluluk

Negatif düşünce #2: Eğer istediklerine razı olmazsam bu kadın benden hoşlanmayacak.

Negatif duygu #2: Reddedilme korkusu, negatif sonuçtan kaçınma.

“İyi” insanların, kimsenin onlardan her zaman iyi olmalarını beklemediğini anlamaları, son derece önemlidir. Zira bu, ne mantıklı ne de gerçekçidir. Eğer sizi iyilik yapmak zorunda hissettirecek negatif düşünceler ortaya çıkarsa, kendinize aşağıdaki gibi kişisel onay cümleleri yöneltin:

Kişisel onay #1: Eğer kendime zaman ayırırsam, önce kendime sonra başkalarına daha fazla özen gösterebilirim.

Kişisel onay #2: Eğer kendime karşı saygılı olursam, hayatıma daha saygılı ilişkiler çekeceğim.

Mantıklı ya da uygun olmasına bakmaksızın, kişisel onay çalışmalarını iyi davranmaya zorunlu hissettiğiniz zamanlarda pratik edin. Bunu yaptığınız her zaman kendinize şunu hatırlatacaksınız; SİZ DE ÖNEMLİSİNİZ.

3. İnsanlara Karşı Nazik Olmakla Zorunlu Olarak İşlerini Yapmayı Karıştırmayın.

İki çeşit ‘iyilik’ vardır: İnsanlara dostça ve saygılı davranmak ve onlar için bir şeyler yapmak. İlkini, sınırlarımıza müdahale etmedikleri sürece herkes ile deneyimleyebiliriz. Bir deyişin de söylediği gibi, “Bir gülücüğün maliyeti yoktur, ama vereceği çoktur”. Yani birine karşı hem saygılı davranıp hem de onun için bir şey yapmak isteyip istemediğimize karar verebiliriz. Steve Jobs’un bize hatırlattığı gibi: “Zamanınız kısıtlı, o yüzden onu, başkasının hayatını yaşayarak tüketmeyin”. İnsanlara iyi davranmakla onlar için bir şey yapmak zorundalığı arasındaki farkı iyi ayırın. İnsanlara iyilik yaparken makul olun.

4. Herkesi Memnun Etmeye Ya Da Bir İnsani Sürekli Memnun Etmeye Çalışmayın

Hiç bir insan herkesi memnun etmeyi başaramaz, o yüzden denemeyin bile. Size faydası olmayacak ve karşılıksız kalacak şekilde insanlara sürekli kendinizden veriyorsanız, insanlar zamanla bunu, kendi hakları olarak görmeye başlayacaklardır. Sınırlar koyup ‘hayır’ diyebilme pratikleri, size güç kazandıracaktır. Usulüne uygun ‘hayır’ diyebilme yöntemleri olsa da (#5 maddeye bkz) yine de ‘hayır’ demek; hayır demektir. Müşterilerimin kendilerine güvenmeyi öğrendikleri koçluk seanslarımda, onlara sürekli hatırlatırım; Saygı görmek, sevilmekten daha önemlidir. Iyi insanlar saygı görmezken, saygı gören insanların iyi olma ‘lüksleri’ vardır. Tekrarlıyorum, ‘hayır’ demek ve kendi önceliklerini belirlemek, güçlü olmak demektir. Önce saygı kazanın ki, vermek istediğinizde cömertliğiniz gerçekten takdir görsün.

“Evdeyken iyi bir adamım: ama dünyanın bunu bilmesini istemiyorum. Anladım ki mütevazi insanlar, hayatta pek ilerleyemiyor.”

Muhammed Ali

 

5. Hayir Demeyi Bilin– Kibar ama Kararlı!

Kibar ama kararli bir sekilde hayir diyebilmek için, bol bol iletişim kurmak gereklidir. Etkin ve açık ifadeler, mutluluğa, ayaklariniz yere daha sağlam basarken de ulaşabilmenizi sağlar. 

“Sadece hayir diyerek gercekten önemli olan konulara konsantre olabilirsiniz.”

Steve Jobs

6. Başkalarının Hislerinden Sorumlu Olmadığınızı Bilin

Bazen bizim için mantıksız olsa bile, sadece başkaları kendini kötü hissetmesin diye bir şeyler yapmak zorunda hissederiz. Istediğini alamayan bir baskasinin ne dusundugu hakkında öyle endişeleniriz ki, kendi hislerimizi onunkiler karsisinda yok sayariz. Bu tekrar tekrar yapıldığında ise birinin mutluluğu diğerinin sorumluluk ve yükü haline gelmis karşılıklı bir bağımlılık cikarir ortaya.

Bu tarz durumlarda, adil, mantikli ve özenli olduğumuz müddetçe bir baskasinin hislerinden sorumlu olmadığımızı hatırlamak oldukça önemlidir. Eğer birinin mantıksız arzusunu reddettiğinde bu hoşlarına gitmiyorsa, bırak gitmesin. Bununla basa cikacaktir. Sen de bu sırada onlara, sana nasil davranilmasini istediğini öğretiyor olacaksin; daha düşünceli ve saygılı bir sekilde.

7. Sizi Cepte Gorenler İçin Daha Az; Daha Fazla Demektir.

Ekonomi arz ve talebe bagli olarak yürür; bir şey piyasada ne kadar fazla ise değeri o kadar az olacaktır. Aynı ekonomik kural insan ilişkilerinde de geçerlidir. Bencil insanlara daha fazla verdikçe, karşılığında daha az takdir alırsınız. Neden sizden kolayca alabilecekken ve siz devamli verirken size değer versinler ki?

Takdir görmediğiniz insanlara vermeyi keser ya da limitlerseniz, ve cömertliğinize standartlar getiririseniz (ki bu karsilikli saygı, itibar, takdir ve karşılık gibi ana değerleri kapsayabilir), kendinize büyük bir iyilik yapmis olursunuz. Size bu konuda sıkıntı yasattiklari zaman, dimdik durun ve bu makalede verilen önerileri uygulayin. Unutmayin ki iyi biri olup olmama karari, sizin kontrolünüz altındadır. Karar verme gücünüzü öylece bir başkasına bırakmayın. Her ihtiyacında yanına koşmayacağınız, takdir yoksunu insanlara verdiğiniz sonsuz iyilikler azaldıkça, bunu fark edip sizi daha fazla takdir etmeye başlayanlar ile daha saglikli bir ilişki kurmaya başlayacaksınız.

“Bazi insanlar bir şeyi kaybettiklerinde değerini anlarlar.”

Anonim

Sonuç olarak ihtiyaci olanlara, hak ettiğine inandiginiz kisilere ya da sadece kocaman bir kalbiniz olduğu için cömert ve nazik olmakta hiçbir sorun yok. Merhamet, dünyayı daha güzel bir yer haline getirir. Bununla birlikte iyi bir insan olmak ve bu konuda sınırlarını bilmek saglikli ve erdemli bir davranistir. Iyi insanlar ayni başkalarına davrandiklari kadar sevgi, takdir ve saygı görmelidir ki bu insanin ancak kendisini sevmesi, takdir etmesi ve kendisine saygı göstermesiyle başlar.

Kendi kimliğinizi buldukça, gerçek sesinizi de keşfedeceksiniz. BUNDAN DAHA FAZLASINI HAK EDİYORSUNUZ.

Bu makale Sola Unitas için www.psychologytoday.com sayfasın üzerinden tarafımdan  çevrilmiştir.

Sola Unitas linkine erişmek için ltf tıklayınız. 

Back to Top