İletişim: 0 (532) 055 35 40 | Mail: laden@ladenbaygin.com

Çok yardımsever bir insanım

Tebrikler! Ortadoğu ve Balkanlar’ın en yardımsever insanı ödülünü kazandınız. Herkes ama herkes sizi alkışlıyor. Herkes sizin ne kadar da “empatik bir insan” olduğunuzdan bahsediyor. Kadehler sizin için havada. En son neredeyse tüm işlerini yaptığınız iş arkadaşınız coşkulu bir şekilde sizin için konuşma yaparken sandalyesinden düştü. Herkes mutluluktan uçuyor. En çok da siz. Herkese yardım ettiniz ve yardım etme birincisi oldunuz. Yaşayan tüm canlılar adına sizi tebrik ederim.

Nasıl hissediyorsunuz kendinizi? Belli, çok da mutlu görünüyorsunuz. Zira insanların gözünde vazgeçilmez olmak belli ki sizi keyiflendiriyor. İş yerinde vazifeniz olmayan başkalarının görevlerini yapmak, evde birlikte yaşadığınız kişinin sorumluluklarını da yere getirmek, tam da ayağınızı uzatacakken  “yetiş, çok kötüyüm” diyen arkadaşınıza koşarak yetmek. Bu ödülü gerçekten de hak etmiştiniz.

Bu arada, meraktan soruyorum. En son ne zaman kendiniz için bir şey yaptınız? Hayır, hayır, iş yerine sunduğunuz ve geliştirdiğiniz projeden bahsetmiyorum. Gerçekten sadece kendiniz için en son ne zaman bir şeyler düşündünüz, yaptınız?

Ben size biraz zaman vereyim, bu sırada da ileri-geri konuşasım var. Örneğin siz ödülünüzü alırken ben bir taraftan şunu düşünüyordum: Acaba bu ödülü alana kadar geçen süreç içinde ödül sahibi nelerden vazgeçti? Ya da başkalarına yardım etmekten duyduğu haz acaba hangi duygusunun üzerini örtmek, ya da hangi boşluğunu doldurmak içindi? Evet, evet kızmayın! Empati kurmayı, olayları insanların gözünden görmeye çalıştığınızı biliyorum. Empati ne demek sizin için peki? Peki gerçek tanımı nedir? “Empati veyaeşduyum, bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir. Kendi duygularını başka nesnelere yansıtmak anlamında da kullanılır.” (vikipedi)

Eğer yardım ettiğiniz zamanlar için mutlu olabiliyor ve empati kurdukça kendinizi buluyorsanız gerçekten de ulvi bir insansınız, sizi erenler mertebesine alalım. AMA, ettiğiniz yardımlar ve sonsuz anlayışınız, “kendinizi haklı çıkarma” anlarında, diliniz dışarıda koşarak kucakladığınız bir söylenebilme avantajına dönüşüyorsa dikkat edin, bu ödül acınızın ödülü.

Sen de nelerden bahsediyorsun diyebilirsiniz. Önemli değil, ben yine de size bazı sorular sormak istiyorum:

*İnsanlara yardım ederken bunu nasıl yapıyorsunuz? Size derdini anlatan ya da yardımına ihtiyaç duyan arkadaşınız size durumunu anlatırken, onun sıkıntısı size kendi sıkıntılarınızı unutturuyor olabilir mi? Ya da bu size, kendi sıkıntılarınızı da (yine ? yeni – yeniden) anlatacağınız tadından yenmeyecek bir platform mu oluşturuyor? Hm?

* Empati kurduğunuzda karşınızdaki kişiye yansıttığınız hissiniz/düşünceniz nedir?

* Yardım edip de teşekkür/takdir aldığınızda vücudunuzun hangi bölgesinde bir his değişikliği oluyor? Orada değişen nedir? Ne oluyor?

* Size biri yardım edecek ya da empati kuracak olsa bu hangi konuda olurdu?

* Bu insandan nasıl bir yardım almak ve bu yardımı nasıl almak isterdiniz?

* Peki sizin yardım etme şekliniz size yardım edilmesini istediğiniz gibi mi? Efendim? Size ne yapacağınızın söylenmesinden hoşlanmıyor musunuz? Peki siz insanlara bunu yapıyor musunuz? Ne kadar yapıyorsunuz?

* Kaç kere “o kadar yardım ettim, neler neler yaptım ama yine de bla bla bla” şeklinde iç/dış konuşmalarınız oluyor?

Tamam, biraz üzerinize gelmiş olabilirim, ama inanın yardım etme arzumdan hep.

Yazımı hala okuyorsanız ufak bir öneri versem çok da sorun etmeyeceksinizdir diye düşünüyorum. Birine yardım etmeniz gerektiğinde, bunu içten gelerek mi yaptığınızı yoksa kaybetme korkusu ile mi yaptığınızın farkında olmaya çalışın. Yani iş arkadaşınızın işlerini de yaparken aslında gerçek düşünceniz nedir? Sadece yardım etmek ise, ne güzel! Ama bunu kendinize iyice sorduğunuzda altından başka şeyler çıkıyor ise, bir dinleyin bakalım onları nelermiş? Ve çıkan sonuçlar sizin hangi kısmınızı tamamlamak/ilerletmek/rahatlatmak/(vb) adına bunu yapıyor. Ya da bir arkadaşınıza hararetle anlatırken “şöyle şöyle yaparsan böyle böyle olur” diye (yardım etmek amaçlı tabii ki!), bunları kendinize mi söylüyorsunuz ya da size böyle söylense ne hissedersiniz?

Tabaktaki en güzel yemeği sona bırakırım, sanırım yalnız değilim bu konuda. O yüzden en güzel soruyu da sona bıraktım:

En son ne zaman kendinize gerçekten yardım ettiniz?

Back to Top